Advert Advert
Advert Advert

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ah Suriye Keşke Seni Tanımasaydım

Suriye ve Irak'ta yaşanan şiddetin vahametine dikkat çeken Erdoğan, "Bazen şunu söylüyorum, ah Suriye keşke seni tanımasaydım. Tanıdıktan sonra tabii bu çok daha ağırımıza gidiyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ah Suriye Keşke Seni Tanımasaydım
Bu içerik 86 kez okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İnsan ve Medeniyet Hareketi tarafından Bahariye Mevlevihanesi'nde düzenlenen "Mukaddes Emanetler Işığında" başlıklı sempozyum ve sergide yaptığı konuşmada, bölgede yaşanan acıların, Müslümanlar olarak Mukaddes Emanetler'de sembolleştirdikleri değerlere yeterince sahip çıkamadıklarının en büyük ispatı olduğunu söyledi.

"AH SURİYE KEŞKE SENİ TANIMASAYDIM"

Bunun üzüntü verici olduğunu anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Asırlar boyunca İslam'ın ve Müslümanların en nadide eserlerine ev sahipliği yapmış Suriye ve Irak topraklarında yaşanan vahşet, yüreğimizi parçalıyor, yakıyor. Bazen şunu söylüyorum, ah Suriye keşke seni tanımasaydım. Tanıdıktan sonra tabii bu çok daha ağırımıza gidiyor. Bütün o eserlerin yer ile yeksan olması bizi gerçekten yakıyor, yıkıyor. Bölgeden hemen her gün çocukların, kadınların, ihtiyarların, masum insanların ya terör örgütleri ya da güya onlara karşı operasyon yürüten güçler tarafından katline dair acı haberler geliyor."

"OYNANAN OYUNUN GELECEĞİMİZİ HEDEF ALDIĞINI BİLİYORUZ"

Türkiye olarak bu acıların önüne geçebilmek için hem kendi sınırları boyunca hem de uluslararası alanda ellerinden gelen gayreti gösterdiklerinin altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Esasen bölgede oynanan oyunun bizim birliğimizi, beraberliğimizi, geleceğimizi hedef aldığını da çok iyi biliyoruz ama ne yazık ki hala üzülerek söyleyeceğim, birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize gayret sarf etmeyip 'Acaba nasıl kendi içimizde bölünebiliriz', bunun gayreti içerisinde olanları da gördükçe bu bizi ayrıca yaralıyor. Her zamankinden çok daha fazla birliğe, beraberliğe, kardeşliğimizi güçlendirmeye ihtiyacımızın olduğu bir dönemden geçiyoruz, bunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Bizim bu dayanışmamız, bu birliğimiz, bu beraberliğimiz tartışılmaz, bunun devam etmesi, güçlenerek devam etmesi olmazsa olmazımızdır. Bugüne kadar bu senaryonun neticeye ulaşmasına izin vermedik. İnşallah bundan sonra da bölünmemize zemin hazırlama gayreti içerisine girenlere bu fırsatı milletimizle beraber vermeyeceğiz."

"TÜRKİYE'NİN DURUŞU, MAZLUMAR İÇİN UMUT IŞIĞI OLACAK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin istiklali ve istikbali için yürüttüğü mücadelenin başarısının, tıpkı bin yıldır olduğu gibi tüm İslam coğrafyası istiklali ve istikbaline önderlik edeceğini dile getirdi.

Hatta daha da ötesinde Türkiye'nin duruşunun, dünyanın her yerindeki mazlumlar için de umut kaynağı olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Zaten halklar nezdinde bir sıkıntı yok. Sıkıntı başka yerde. Bu bakımdan sorumluluğumuz çok ağır. Kendimizle birlikte bölgemizde ve dünyada üstlendiğimiz misyonun hakkını vermek millet ve devlet olarak boynumuzun borcudur. Dün bize 'hasta adam' diyenlerin, bugün kendilerinin, ekonomik, sosyal, siyasi hastalıkların pençesinde kıvrandıklarını biliyoruz. Bu kritik dönemi bizim çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Şunu unutmayalım: Her kriz bir fırsattır. Bize kurulan tuzakları tersine çevirip, yeni bir yükselişin basamakları haline getirebiliriz. Bu şansımız ve insan gücümüz var. Bunun için birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize çok sıkı bir şekilde sahip çıkmamız şarttır."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni dönemde siyaset, ekonomi ve güvenlik boyutundaki başarıları, medeniyetin ihyası için olmazsa olmaz olarak gördükleri eğitimle, kültürle, sanatla ve mimariyle tahkim etmeleri gerektiğini, bu noktada da hocalara çok büyük iş düştüğünü belirtti.

"MEDENİYETİMİZE TÜM UNSURLARIYLA SAHİP ÇIKACAĞIZ"

Gençlerin bu alanlarda rol üstlenmelerinin, geleceğin teminatı olmaları bakımından da çok önemli olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları aktardı:

"Şayet bunu başaramazsak, şeklen de ruhen de arzu ettiğimiz özgürlüğe kavuşamayız. Merhum Arif Nihat Asya'nın veciz şekilde ifade ettiği gibi; 'Neler duydu şu dünyada mevlidine hayran kulaklarımız/ Ne adlar ezberledi, ey nebi, adına alışkın dudaklarımız/ Artık yolunu bilmiyor, artık yolunu unuttu ayaklarımız/ Kabene siyahlar yakışmamıştı ya Muhammed bugünkü kadar' Evet kulaklarımıza, dudaklarımıza, ayaklarımıza bu şekilde sitem etmek istemiyorsak, tüm unsurlarıyla medeniyetimize sahip çıkacağız. Önümüzdeki dönemde medeniyetimizin ihyası için yürütülen çalışmaları, en az güvenlikteki, diplomatik alandaki başarılar kadar önemli görüyoruz."


Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye Keşke Seni Tanımasaydım
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elçibey'in doğum günü geniş edebi-kültürel etkinlikle anıldı
Elçibey'in doğum günü geniş edebi-kültürel etkinlikle anıldı
"Azerbaycan bayrağından Türklük simgesini kimse kaldıra bilmez!"