Advert Advert
Advert Advert

Tarihimizin felsefesini yansıtan bilimsel eser

Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Felsefe Enstitüsü'nün bilim adamı, Bütöv Azerbaycan Ocakları STK (BAO) Türk Dünyası ile İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı, Doç. Dr. Faik Elekberli’nin "Turan Uygarlığına Giriş: Turan Mefkuresi ve Tanrıcılık" kitabı çıkmıştır.

Tarihimizin felsefesini yansıtan bilimsel eser
Bu içerik 456 kez okundu.

Kitapla ilgili görüşlerini bizimle paylaşan Azerbaycan Milli İlimler Akademisi A. A. Bakıhanov Tarih Enstitüsü bilim adamı, Doç. Dr. Dilaver Azimli söyledi ki, Faik Elekberli çok ağır bir yükün altına girmiştir: "Turan davasının derinliğine inmek, oradan Tanrıçılığa bakmak kolay gelmesin. Azerbaycan’da Turan davasının felsefesini, Turancılığın felsefesini kimse işlememiştir. Ancak yüzeysel bilgiler vardır. Şu anda bu yönde kardeş Orta Asya Türk Devletlerinde, Tatarıstan’da araştırmalar yapılıyor. Bundan önce ise kardeş Türkiye'de bu yönde çalışmalar yapılmıştır. Fakat Azerbaycan merkezli Tanrıcılık hakkında kimse ortaya sanballi eser koyamamış. Faik Bey bu anlamda ilklerden biridir".

Azimli’ye göre 18. yüzyıldan başlayarak dünya Anglo-saks ekpansiyasına maruz kalmıştır ki, böylece dünya bilimsel Anglo-saks planına uygun olarak oluşturulmuş ve "Avrupamerkezcilik" adlandırılmış, Rusya, Türkiye tarih ve felsefe bilimi de bu yönde gelişmiştir. Onun sözlerine göre, bu açıdan araştırmacıların çoğu eserler ortaya koyarken Arap tefekkürü, fars tefekkürü, Avrupa tefekkürü, veya Rusya tefekkürü ile düşünüyorlar: "Düşünüyoruz ki, bizim ilmimizde bu yönler hala çok çok yıllar devam edecektir. Çünkü o insanlar bu yönde araştırmalarını yapmış ve kitaplar yazmışlardır. Şimdi ise yazdıklarından imtina etmiyorlar, aksine direniş de gösteriyorlar. Onların önüne ise Türk tefekkürü ile, özellikle Azerbaycan merkezli tefekkürle çıkan araştırmacılar vardır. Bunların içerisinde Faik Bey'in adı ilk sıralarda geliyor. Bunu onun yazıp ortaya koyduğu bilimsel eserler kanıtlıyor".

Tarihçi akademisyenin görüşüne göre, Faik Elekberli Türk dünyasının ünlü tarihçilerinden olan İbrahim Kafasoğlu’nun yolunu devam ettirerek Kamlık, Şamanlık meselelerine Gök Tanrı müstevisinden yanaşmıştır: "Bu anlamda kardeş Türkiye'den dostum Yaşar Kalafat’ın araştırmalar ile çok yaklaşmıştır. Elekberli haklı olarak Şamanizmi Tanrıcılktan ayırmıştır. Aslında, göstermiştir ki, Azerbaycan topraklarından Sibirya'ya doğru giden Gök Tanrı inançlı Türkler oradan yeniden döndüğünde inançlarına Moğol geleneklerini de ilave etmişlerdir".

Azimli’ye göre eserde merak doğuran meselelerden biri de İslam dininin Türk dünyasına gelişi ve Tanrıcılıkla İslam'ın sentezidir: "Yazar eserde haklı olarak Türk şiiliği (Tanrıcılık) ifadesini bilim alemine getirmiş ve Türk şiiliği ile Fars şiiliğini ayıra bilmiştir. Bu tür bir yaklaşım ile uzun yıllar bizim ve Türkiye araştırmacıların etki altına düştüğü Şeriati teorisini yerle bir etmiş, Kızılbaşlığa Tanrıcılık müstevisindən yanaşmış ve dünyaca ünlü Türkolog İren Melikoff’un, Ahmet Yaşar Ocak’ın ortaya koydukları hattı geliştirerek, bu konuda Türk şiiliği müstevisinden yanaşmıştır. Fakat sonradan Türk şiiliğini Fars şiiliğine değişmiştir. Bu anlamda Şah İsmail dönemine objektif kıymet vermiştir. Faik Bey, Nadir Şah Afşar döneminde olan dini ilişkilere de özel olarak ele almış, onu reformcu bir Türk fatihi olarak vermiştir. Onun bu reformları Osmanlı Sultanı tarafından kabul edilseydi, Turan kurulacaktı. Maalesef, onun dini reformu Osmanlı sultanı tarafından kabul edilmedi. Faik bey tüm bunlara açıklık getirmiştir".

Azimli’ye göre, yazarın kitabında Türk imperiyalarını aşağılayan Batı alimlerine de tutarlı bilimsel-felsefi yanıtlar vermiştir: "Faik bey Batı bilim adamlarını ciddi şekilde eleştiriyor. "İdeal" Batı uygarlığının üç yüzünü ortaya koyuyor. Bu uygarlık dünyada sadece dağıdıcılıqla, yerel kültürleri eritmekle, halkları birbirine karşı koymakla meşguldür. Faik Bey bu anlamda onlara karşı kendisinin ciddi argümanlarını koyuyor".

Tarihçi akademisyenin görüşüne göre, kitapta Azerbaycan Türklerinin Sovyetler Birliği, Pehleviler ve Molla-Fars rejimi zamanında mücadelesine değinen Elekbərli bu mücadelenin sonuçlarını da sıralayarak sonu zafere götüren, Azerbaycan bütünlüğüne giden yolu göstermiştir: "Faik bey bu konuda Azerbaycan'ın Güney ve Kuzey mücadelesini birleştirip tek bir mücadele sisteminden bahsediyor. Aslında gösteriyor ki, aramızda dikenli tel olmasına rağmen, bizim hep mefkure birliğimiz olmuştur. Sonuçta Faik bey tam kesinlikle Azerbaycan'ın bütövleşeceğinə, bunun da Turan Birliği ile sonuçlanacağına inancını ortaya koyuyor. Sonluğu ise şöyle bir cümle ile bitiriyor: "Eğer iki Azerbaycan bir olursa, o zaman dünya tarihinde Safeviler’e, Afşarlar’a, Kaçarlar’a olan ilişki de, bügünki mifik "İran"a ve gerçek Turan'a olan bakışlar da tamamen değişecektir!". Ne kadar da gerçeği yansıtan bir sonluktur. Sonda belirtelim ki, Faik Bey'in bu monografisi tarihe felsefi bir bakış olmakla tarihimizin felsefi açıdan idrak olunmasıdır. Faik Elekberli aydınlarımıza öneriyor ki, tarihi ilişkilere Arap kafası, fars kafası, Avrupa kafası, Rusya kafası ile değil, Türk kafası ile ele almak gerekiyor! Bu anlamda bu esere Tarih felsefesi denilebilir".

Eldeniz Abbaslı.

Dilaver Azimli Faik Elekberli Turan
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elçibey'in doğum günü geniş edebi-kültürel etkinlikle anıldı
Elçibey'in doğum günü geniş edebi-kültürel etkinlikle anıldı
"Azerbaycan bayrağından Türklük simgesini kimse kaldıra bilmez!"