Advert Advert
Advert Advert
 - SURİYE SORUNU YENİ SONUÇLARA GEBE
Fuat YILMAZER

- SURİYE SORUNU YENİ SONUÇLARA GEBE

Bu içerik 386 kez okundu.

 

SURİYE SORUNU YENİ SONUÇLARA GEBE

                Şimdiye kadar Orta Doğu ve Türkiye ile ilgili yazılarımda bu bölgenin bir bataklıktan farkının olmadığını müteaddit defalar yazmıştım. Bu bataklıkta gücü yeterli olmayan devletlerin büyük zararlar göreceği ortadaydı.

                Orta Doğu topraklarında 1. Dünya Savaşından sonra batılı devletlerce kurdurulan ve cetvelle çizer gibi sınırları çizilen devletlerin problemleri oldukça yoğundur. Bu topraklardaki sorunlar, Türklerin elinden çıkmasından sonra başlamıştır.

                Kurdurulan devletlerin içinde yaşayan halklar arasında etnik ve dinsel açıdan çeşitlilik vardır. Etnik olarak Türkmen, Arap, Süryani, Keldani, Kürt, Ezidi vs. dinsel açıdan da Müslüman, Hıristiyan, Yahudi vs. mezhepsel açıdan da Sünni, Alevi, Şafi vs. çeşitlilikleri mevcuttur. Bu durumunu bilen Avrupa devletleri, ABD ve Rusya sık sık bu yarayı kaşıyıp çıkarları doğrultusunda kullanırlar.

                Ayrıca bölge yönetenlerinin ipleri, bu topraklar Türklerin egemenliğinden çıktıktan sonra hep dışarda birilerinin elinde olmuştur. Bu devletlerin ekseriyetinde ,yönetenler Müslüman olsa veya öyle dense de uygulamalarında gerçek İslam’ı bulmak zordur.

                Yukarıda da belirttiğim gibi bu bölgede bulunan köksüz ülkelerin çoğu Türkün yönetiminden ayrıldıktan sonra bu durumlara düşmüşler veya düşürülmüşlerdir. Bu köksüz, içlerinde iman, mezhep ve etnik farklılıklar olan bu devletlerin kontrol düğmeleri emperyalist devletlerin elindedir.

                Bölgede olan ve bu özellikleri taşıyan devletlerden biri de Suriye’dir. Arap Baharı oyunun son halkası olan Suriye 2011 yılından beri kan revan içindedir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, etnik, dinsel ve mezhepsel farklılıkları olan topluluklar dış devletlerin tahriki ve desteği ile birbirlerini katletmektedirler.

                Bu nedenle ülke kan gölüdür. Küçük olan devleti parçalara ayırmak için gün sayılmaktadır.

                Bölgede etkin olmak, ekonomik kaynaklarını sömürmek isteyen devletlerin hepsi buradadır. Rusya, ABD, İngiltere, AB ülkeleri coğrafya olarak buralara uzak olmalarına rağmen gelmiş ve dolayısıyla da Türkiye ile komşu olmuşlardır.

                İyi komşuluk düşüncesiyle gelmeyen, yönetenlerimizin de hatalarından dolayı elleri güçlenen emperyalistler şimdi de Türkiye’ye zarar vermek için aralarında anlaşmış gözükmektedirler.

                Rusya bir yanda bizimle birlikte çözüm için hareket ederken, hassas olduğumuzu bile bile PYD’ i Moskova ya çağırıp görüşmekte, Suriye için hazırlanan Anayasa taslağında “Özerk Kürt Bölgesi” tanımını koyarak bize oyun oynamaktadır.

                ABD ise Türkiye’ye zarar verecek bir plan uygulamakta, PYD terör örgütünü muhatap alarak onlarla işbirliği yapmakta onlara lojistik destek sağlamaktadır.

                ABD’nin yeni Başkanı Trump göreve başladıktan hemen sonra bölgedeki sorunların çözümü için Suudi Arabistan Kralından destek istemiştir.

                Bu gelişmeler de Rusya ve ABD’nin bizim aleyhimize olacak bir çalışmanın içinde olduklarını göstermektedir.

                Kısaca Orta Doğu’nun emelleri doğrultusunda şekillenmesi için 1919 yılında başlatılan sürecin sonuna gelmek istemektedirler.

                Gelişmeler iyi takip edilmeli oyuna gelinmemelidir. Dış politika iç politikanın gölgesinde götürülmeye devam edilirse gelecek zamanlar bizim aleyhimizde olacaktır.

                Daha yaşı bir asır bile olmamış Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bekasının kısa sürmemesi için dikkat edilmeli, samimi olunmalı, maazallah kişi çıkarları ülke çıkarlarının önünde tutulmamalıdır.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elçibey'in doğum günü geniş edebi-kültürel etkinlikle anıldı
Elçibey'in doğum günü geniş edebi-kültürel etkinlikle anıldı
"Azerbaycan bayrağından Türklük simgesini kimse kaldıra bilmez!"