Ülkücülük üzerine...


Bu makale 2013-05-28 23:23:00 eklenmiş ve 1290 kez görüntülenmiştir.
Harun MERAL

Ülkücülük, köhne kapitalist düzenin yırtıklarını yamayarak düzeltmeye çalışmak,onu düzeltmek için düzenin bir parçası gibi davranmak değildir.

Ülkücülük, Milli Devlet anlayışını sisteme hakim kılmak, Türkün ruh dimağından süzülüp gelen paradigmalara göre Devletleşmek mücadelesidir. Bu istikamette atılmayan adımlar samimiyetsizlik göstergesidir.

Sosyal hayattan soyutlanmış, sadece kendi halinde Ülkücü ve Türk Milliyetçisi olan, yani örgütsüz ve eğitimsiz bir genç tipi, Ülkücü Dünya görüşünün öngördüğü genç tipi değildir.

Doğrudan doğruya hayatın içinde olan, mücadele sahasında yer alan,Savunduğu değerlere göre yaşayan ve teşklilatlanmış olarak temsil görevini yapan, ruhsal ve toplumsal duruşu sağlam olan, yani paradigmaları net olan,toplumu aydınlatan bilince sahip bir genç olabilmelidir Ülkücü genç. 

Mesela Ülkücü bir gencin Türk Dünyası diye bir derdi, Turan diye bir ideali olmalıdır.

Sadece Türkiye Türklüğü değil, Turan coğrafyasına da gönlünü açan insandır Ülkücü. Tüm mazlum milletlerin derdi ile dertlenebilmektir aslolan. Bu manada eğitimli olabilmektir.

Tıkanıklığı aşmanın ve hamle yapmanın şifresi:

-Kitlelere örnek olabilecek İnsan yetiştirmek..
-Kadro yetiştirmek.. Kadrolaşmak. Başarılı insanlar yetişmesini sağlayıcı organizasyonlar kurmak.
-Kurumsallaşmak, müesseseleşmek. Toplum katmanları içinde legal örgütlenmek.
-Kitleleşmek.. Nitelikli insanların güven veren önderliğinde kitle oluşturmak.
-Siyasi ve sosyal altyapıyı oluşturmak,
-Hükümet olmak,
-Devletleşmek...

Yapmakta geç kaldığımız ve fakat mutlaka başlamamız gereken bu komplike hamleler olmadan sonuca gidilebileceğini düşünmüyorum. Bir mevzide bekleyip durmak yerine Tam ve Anlaşılır bir Hedef'e kilitlenmektir Ülkücülük.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Mustafa Ayazoğlu kardeşim,
Harun Maral 2013-05-30 08:39:33
Mustafa Ayazoğlu kardeşim, dikkat çetiğiniz hususlar elbete bir ülkücü hassasiyetiyle herkesin üzerinde düşünmesi gereken bir eksiğimizdir.
Ancak, bazı kurum veya kuruluşlar işlevlerini layıkıyla yerine getiremiyorsa, iş başa düşmüşse artık bizler o eksikleri şahsi gayretlerimizle ikmal etmeliyiz.
Hareketin Devamı, hareketli olmaya bağlıdır.
Ülkücüler, Türk Milliyetçiliği ve Ülkücü dünya görüşünü benimseyip Ülkücü teşkilatlara mensup olurken,Ülkücü dünya görüşünün kendilerine yüklediği, cemiyeti islah etmek,toplumu yönlendirmek vazifesini de asla unutmamalıdırlar. Bu cümleyi yazarken, unutulmuş olduğunu müşahade ettiğim bir eksikliği,yani toplumla iç içe olmamayı vurgulamak istedim.

Bugün insanlar Milliyetçi duyguları daha derin ve siprütüel bir kimlik istedikleri için ilgi çekici buluyorlar.Bu konu da o insanlara hak vermeliyiz. Ancak Ülkücülük sadece ferdi, sadece bir kişiyi değil ,cemiyeti de hesaba katan bir dünya görüşü "İdeoloji" dir.
Bu itibarla,Ülkücü dünya görüşü kendi mensuplarından sosyal bir islahat beklerken, Ülkücülerin Ülkücülük davasını sadece sırf bir şahsi tatmin meselesi gibi görüp,sosyal ıslahat ve ınkılaplardan uzak kalmaları, Ülkücü ahlakın ve misyonun esprisine uymaz.
Çünkü, gerçekte toplumu kendi haline bırakıp, yalnız fert ve kişileri ıslah etmeye, kişileri uygun bir biçime sokmaya imkan yoktur. Bu durumda, Ülkücü dünya görüşünü benimseyen insanların ve temsil eden teşkilatların, kendilerini geniş insan topluluğu olan cemiyetten ayrı görmeleri, halktan ve cemiyetten uzak Ülkücülük yapmaları imkansızdır. Kendi içine kapanmış , dışa açılıp kitlelerle buluşmamış ideolojilerin, pratik hayatta temsil edilmeyen siyasi ve sosyal görüşlerin, kitlelerce kabulü de mümkün olmayacaktır.

Toplumun-cemiyetin ve Milletin ortak meselelerine akılcı çözümler bulmak noktasında, Milletle beraber hareket etmek şarttır.

Maziyi ,atiye nakletmeye memur olan Ülkücüler, kuracakları örnek sosyal kurumlar ve teşkilatlarla kendi getirmek istedikleri nizanım ölçülerini kıstaslarını millete gösterdikçe kabül göreceklerdir. Bunun aksini düşünmek, düzene teslim olmuşluk, düzenin bir parçası olmuşluktan öte bir anlam taşımayacaktır.
Sloganlarla yaşayan bir ülkücülük tarzı onulmaz bir hastalıktır.Robotlar gibi kurgu insan değil, Dünya görüşü olan - çok yönlü geniş perspektifi olan Doktiriner ülkücü olmak gerekiyor.
Ülkücü Genç nerede yetişecek başkanım?
Mustafa Ayazoğlu 2013-05-29 07:20:32
Ülkücü Gencin nasıl olması gerektiği ile ilgili tespitleriniz fevkalade başkanım. Yanılmıyorsam 1988-1989 yıllarında başkanlığını yaptığınız Konya Bizim Ocak Dergisine gelen en küçük yaştaki "Ülkücü Genç" bendim sanırım. Seminerler, sohbetler, örgütlenme çalışmaları, peynir ekmek, Kazım Ağa'da az kuru 1 ekmek, eşitlik, samimiyet, fedakarlık vs. aklımda kalanlardan bazıları. Niyetim "nerde o eski ocaklar" demek değil. Saydığınız vasıflarda Ülkücü genç yetişmesini istiyorsak bunların yetişeceği mekan, eğitimci, eğitim müfredatının ve eğitim şeklinin 2013 Türkiye'sine uygun metodlandırılması gerekmez mi? Bu konu da ki görüşleriniz nedir?
Toplam 2 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları... - RSS
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı

Çapraz Kurlar Investing.com Türkiye tarafından sağlanmaktadır.
Arşiv Arama
- -
Anket


Turan Sesi
© Copyright 2013 Gazi SOFT. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
DOST SİTELER-1
Türk dünyasının bilim yayını
Ortak Ses
Türk İslam Haber
Milli Refleks
Dünya Azərbaycanlilari Konqresi
DOST SİTELER-2
Cesur Gazete
Tebriz Sesi
Gunaz TV
Araz News
Azerbaycan Öğrenci Hareketi
Orta Doğu Gazetesi
DOST SİTELER-3
Haberiniz Olsun
Türk milliyetçilerinin digital kütüphanesi
iktidar muhalefet
Ahıska Haber
Büyük Düşünenlerin Sitesi
DOST SİTELER-4
Turan Birliği
Söz Konusu
Batı Trakya Türk'leri Araştırma Merkezi
Avrupa Türklerinin Sesi
Yeni Çağ
Google+